İNCİ STEAK
RAN SİGOTA

ADRESGRUP
BEHZAT RESTAURANT
SALTUR



SALTUR



Saltur Turizm  Tur, Otel, Bilet,
Araç Kiralama,Vize ve Kongre ...


www.saltur.com.tr

Kongre · Sigorta · Reklamcılık · Blog Sayfası ·
1099. İnternette Güvenli Alışveriş
Saltur.com.tr sitemiz COMODO 


Site Menüsü
Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 34° 16°
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Serdar Yıldırım-YÖNETMEN GÖRÜŞÜ
SANAT, TOPLUM, SİNEMA ve AFİŞ OLGUSU ÜZERİNE
24/04/2017

SANAT, TOPLUM, SİNEMA ve AFİŞ OLGUSU ÜZERİNE 

Birey bir topluma doğar. Toplum, bireye; bir heykeltraşın bir mermer bloğun içinden zihnindeki ideal ve katı şekli bulana kadar taşı yontması gibi doğduğu andan itibaren şekil vermeye başlar ve bir ömür bunu, her bir an'ı toplumsal kalıplarla örtüştürecek biçimde sürdürür. Hem birey, taş gibi sert de değildir. Çok daha narin, bir taşa göre çok daha arzulanan pozu vermeye müsaittir. Bu süreç ailede başlar. Kendileri de aynı süreçten geçmiş aile fertleri, bireyi istenilen şekle sokmak adına ilk sanatçılardır. Sonrasında ise, okuldan, işe, sokaktaki gerçeklikten tv'de ki simülasyona kadar birey ömrü boyunca her an bu şekillendirme bombardımanına maruz kalır. Hayata karışmak için bu doğal bir süreçtir aslında. Ve aksini yapmak imkansızdır. Bu etki okadar güçlüdür ki, bireyin sevdiği müziği de bu belirler, beğendiği kadın/erkek tipini de. Sanatçı da işte o bireyin ta kendisidir. Dahası sanatçı sıradan bir bireyden çok daha ruhuyla yaşayan, duygusuyla görendir. Etkilenmesi çok daha kolay bir narinliktedir. İşte aslında toplumun en dışında duran marjinal bir sanatçı dahi, aslında o belirlenmiş sosyolojik sınırlar içinde marjinaldir. Marjinalliği dahi toplumun ona öğrettiği normallik kalıplarıyla tanımlamaktadır.

İnsan varolduğu günden beri sanat var. 40Bin yıllık mağara resimleri, amacı sanatsal üretim ya da dini birer ayin olması farketmeksizin, sanatın neredeyse insan kadar eski olduğunun bir kanıtı. Sanatçının üretimi, aslında toplumun ona verdiği şeklin sonucu olduğu için, sanat eseri aslında toplumsal bir olgu demek yanlış olmaz. Yani Sanat eseri, aslında toplumsal birikmişliğin bireye aktarımı sonucu yaratılmaktadır. Dolayısıyla, toplum ne ise, sanat da bunun tam karşılığıdır. Diğer ve popüler bir deyişle sanat toplumun aynasıdır. Peki ayna, olanı gösterirken, aynadaki görüntüyü değiştirerek, aynaya bakanın benliği hakkındaki görüşlerine etki edilemez mi? Çirkin olana güzelleştirilmiş bir görüntü yansıtılsa, kendini güzel zannetmez mi? Pekala zanneder. Sanat ve toplum öylesine tümleşik ki, yukarıda bahsettiğimiz süreç tersinede işletilebilir.

Sinema sanatı, insanoğlunun 40bin yıl önce bildiğimiz ilk mağara resmiyle başlayan sanat serüveninin, yığılarak ilerleme sonucu oluşmuş evrim halkasının en tepesindeki sanat türüdür. Fotoğraftan müziğe, tiyatrodan, edebiyata tüm sanatların, ışık gibi, koreografi gibi, dekor gibi, ritim gibi tüm uzmanlıklarını kullanır. Diğer bir değişle, anlatmak istediğini anlatabilmek adına görsel ve işitsel tüm güçleri çekinmeden kullanır. Dahası doğaçlama da değildir, her saniyesi planlıdır. Tüm bu niteliklere sahip olmasıyla, toplumsal ayna benzetmesinin belki de tam karşılığı olabilme kudretine sahip tek sanattır. Dolayısıyla aynadan yola çıkarak mümkün kılınacak toplumsal etki gücüne sahip en önemli sanat dalıdır demek de yanlış olmaz.

Bir de afiş mevzusu var. Yukarıda ifade ettiğimiz tüm karşılıklı etkileşimlerin birikimi sonucu oluşan, idealar boyutunda devasa bir sanattan ve onun eserinden bahsediyoruz; Sinema! Film afişi, işte bu dev birikimin yine bu dev birikimi üreten görsel ustalıkla şekillendirilmiş özetidir. 1936 yapımı Chaplin'in Modern Times, filminin afişinde, Charles Chaplin'i iki şalterin önünde, şalterleri tutmuş olarak görürüz. Filmi sosyolojik gözle izlediğiniz zaman afişin çok şey ifade ettiğini anlamak, ya da bu ifadeleri üretmek mümkün. Afişe gözünüzü kısarak baktığınızda, vahşi kapitalizmin dişlilerinden değersiz birini sembolize eden işçi Şarlonun, iki elini havaya kaldırarak teslim olmuş figürünü görebilirsiniz. Ama aynı işçi havadaki elleriyle aynı zamanda kapitalizmin, fordizmin, yürüyen bantın yani sanayinin enerjisini kapatabilecek, dişlileri durdurabilecek 2 şalterin de kontrolüne sahiptir afişte. Bu ince ayrıntıları, iyi hazırlanmış film afişlerinde yakalamak mümkün. Deadpool'un silahını bacaklarının arasından aşağı sarkıttığı afişte de seyirciye aktarılmak üzere bekleyen kurgulanmış bir özet ve bir çok anlam yakalamak mümkün. Modern sinemanın babası W.Griffith'in 1918 Hearts of the World film afişinde, fondaki at arabasıyla sembolize edilmiş masum köylüye vurmak üzere olan Alman askerin resmedildiği afişte de sosyolojik anlamların nicesi mevcut. En açık anlamıyla, Hearts of the World, yapılış amacı olarak bir İngiliz Amerikan kaynaklı I.Dünya Savaşı propaganda filmi olduğunu afişinde de etkili bir şekilde ifade etmişti.

Özetle, toplum sanatı, sanat toplumu ifade eder. Toplum sanatı, sanat da toplumu şekillendirme ve yönlendirme gücüne sahiptir. Bu anlamda en etkili silahlardan biri ise Sinema. Sinemanın en etkili ifade enstrümanlarının başında ise afiş tasarımı geliyor. Ve bu etki, afişin bilindik gişe etkisinin de çok ötesinde. Yönetmenin gözünden bir öneri, afişlere daha dikkatli bakın...  


822 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

EDEBİYAT TÜRLERİ KISA HİKAYE... - 15/03/2018
EDEBİYAT TÜRLERİ KISA HİKAYE
FOTOĞRAFÇININ GÖREVİ... - 27/02/2018
FOTOĞRAFÇININ GÖREVİ
KISA FİLM KÜLTÜRÜ!.. - 15/05/2017
KISA FİLM KÜLTÜRÜ!..
PLATO ÜZERİNE... - 09/05/2017
PLATO ÜZERİNE...
SANAT TOPLUMA AYKIRI MI?... - 02/05/2017
SANAT TOPLUMA AYKIRI MI?...