2000 OTEL
ADRESGRUP



 
Site Menüsü
Hava Durumu
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Nurgül ÇETAK
ncetak@gmail.com
SÜPER LİG YANIYOR
22/09/2020

Bu yangına körükle gitmeyen kimler kaldı? Bu yangını büyütmek kimlerin işine geliyor, çıkarları ne?

Aslında bu sorulara çok cevap aradım lakin kesin bir cevap bulamadım. Bu yüzden de siz okurlarıma bırakıyorum cevapları, herkes kendine göre bir cevap üretip versin çünkü ben hala araştırma aşamasındayım.

Peki, bu sorular nerden çıktı, neden cevap arıyoruz? Aslında bunun cevabı başta sorduğum sorulardan daha basit; bu ülke topraklarında bir güruh var ki tamamen kaos ve nefretten besleniyor. Elinde bulundurdukları kitleleri bu uğurda harcamaktan asla kaçınmıyor. İnsanları birbirine düşürmekten keyif alıyor, onlar da biliyorlar ki ancak böyle bir başarıya ulaşabilirler, konuşulabilirler. Kaos onlar için vazgeçilmez bir kavram. Bir kitleyi yöneten ya da herhangi bir gücü elinde bulunduran insanlar beni her zaman korkutmuştur. Sistem çalışsın yeter, bu sistemin içinde yitip gidenler pek kimsenin umurunda olmaz.

Türkiye’de taraftarlık da aynen bu şekilde ilerliyor. Herkes birilerinin ağzına bakıyor, onay bekliyor. Bu kadar nefretin olduğu bir ortamda ise kimse geri adım atmıyor. Dertler ortak ”çıkarlarımız dâhilinde mi?” yani özetle demek istediğim şu; “sizler birbirinize her türlü nefret suçunu işlerken, aslında buna değiyor mu?” Bana şu an “sana kalmadı” şeklinde serzenişte bulunabilirsiniz, haklısınız da bana kalmadı ben düşündüğümü, gördüğümü yazar geçerim çoğu kişi de aynı böyle bir tavır sergiler ama yüzeysel yazı yazmak ve derine inmemek de pek benim tarzım değil.

Ülke olarak psikolojiler çok iyi değildi, üstüne bir de bu pandemi süreci eklenince epey bir bozuldu, sakinleşmek ve biraz rahatlamak için spor müsabakası açtık sinirler alt üst. Onu kapattık herhangi bir program açtık sinirler laçka. Bir de bu sinirle girdik sosyal medyaya küfür kıyamet, sevgi zaten yoktu saygı da kayboldu gitti, kelimenin varlığını dahi unuttuk. Ortalık bu denli alev topuna dönmüş, yanarken yelleyen bir kesim var. Tabii bu sırada saç tarayanları da unutmamak lazım.

Böylesine güvensiz, kin ve öfke saçılan bir ortamda futbol izlemek Çin işkencesi oldu çıktı. Kimsenin kimseye tahammülü yok, dil hep aynı kötülük saçıyor. Ne ara bu kadar çirkinleşti bu futbol denen oyun, kimler böyle çirkinleşmesine vesile oldu, kimin işine geldi?

Medya’nın buradaki rolü de kilit nokta. Yangına su serpmek varken, daha çok etkileşim için insanların duygularını sömürdüler. Haber dilini olabildiğince keskinleştirdiler. Derler ya reklamın iyisi kötüsü olmaz. Reklam reklamdır, bu da aynı hesap işte.

Linç kültürü hayatımıza girdiğinden beri öfke ve şiddet gittikçe tırmanıyor, azalmak yerine her geçen gün artıyor. Benim tek temennim, bu nefrete ortak olmak yerine karşı çıkabilecek birkaç yönetici, gazeteci, yayıncı görebilmek. O kadar…



716 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ALTIN AYAKLAR - 21/11/2020
ALTIN AYAKLAR
LİGİN SEFİRİ FENERBAHÇE ÖZNUR KABLO - 31/10/2020
LİGİN SEFİRİ FENERBAHÇE ÖZNUR KABLO
Bir VARmış bir YOKmuş - 18/10/2020
Bir VARmış bir YOKmuş
YENİ BİR SAYFA - 31/08/2020
YENİ BİR SAYFA
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI - 25/08/2020
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN - 27/07/2020
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
SESSİZ VEDA - 26/06/2020
SESSİZ VEDA
 Devamı