2000 OTEL
ADRESGRUP



 
Site Menüsü
Hava Durumu
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Nurgül ÇETAK
ncetak@gmail.com
YENİ BİR SAYFA
31/08/2020

 

Fenerbahçe Beko’da neler değişti? Yeni Fenerbahçe Beko’dan beklenti ne olmalı? Kokoskov Fenerbahçe Beko ile ne kadar ilerleyebilir? Tüm bu soruların ışığında, Obradovic sonrası Fenerbahçe’de nelerin değişeceğini yeni kadroyu ve gelecek sezonu ele alacağım. Bugün ki konumuz eksileriyle, artılarıyla Fenerbahçe Beko.


Herkesin farklı farklı düşünceleri, öngörüleri olabilir fakat ben bugün, olanları tamamen kendi penceremden aktaracağım. Bir basketbol sever olarak Obradovic gibi bir değeri Ülkemizde izlemiş olmaktan dolayı büyük keyif duyduğumu belirtmek isterim. Gidişinin ise Covid-19 salgını nedeniyle sessiz olmasından dolayı üzgünüm. Tam olarak “olmasaydı sonumuz böyle” dedirten cinstendi fakat öyle ya da böyle bir Obradovic geldi, geçti ve gitti, artık yeni biri var. Obradovic’in yerinin dolmayacağını düşünenlerdenim. Evet, kimse bir Obradovic olmayacak belki ama onun bıraktığı bu basketbol mirasını da Kokoskov’dan başkası devam ettiremezdi.


Dolu dolu geçen, her sezon Avrupa’nın zirvesine oynanan başarı dolu yedi yılın ardından, yatırımların getirdiği mali külfet Fenerbahçe’nin belini büktü. Her ne kadar basketbol, yıllarını başarı ile geçirse de futbol şubesindeki başarısız sezonlar, taraftarı böldü. Bölmekle de kalmadı basketbol şubesinin nedensiz bir öfke çekmesine sebep oldu. Bunda medyanın sistemli linç girişimin de payı büyüktü. Sezona kötü başlayan Obradovic ve takımı sezon içinde toparlanmakta epey zorlandı. Ardından bir pandemi çıktı ve sezon iptal edildi. Bu pandemi bir sonun başlangıcı oldu. Bu sezonun başında bütçenin düşeceği net olmasa da kulislerde sık sık konuşuluyordu. Covid-19 salgını sadece bu süreci hızlandırdı. Hem bütçenin düşmesi kesinleşti hem de gidecek birçok isim. Böylelikle şubenin daha az yatırım ile devam etmesi de meşru bir sebebe bağlandı.


Tüm bunların gölgesinde ilk ayrılık açıklandı; Koç Zeljko Obradovic ayrıldı. Şoke eden bu karar, taraftarı derin bir kedere soktu. Gönülden bağlı oldukları, şubenin direği olarak adlandırdıkları koçlarının gitmesi kelimelerle anlatılamayacak türden bir şeydi. Obradovic demek Fenerbahçe demekti. Çoğu oyuncu o kalırsa kalacaktı, o gittikten sonra ise hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı kesinleşti. Beklenilen kötü haberler art arda gelmeye başladı. Gigi Datome, Kostas Sloukas, Nikola Kalinic gibi emektar isimler de Fenerbahçe Beko’dan ayrıldı. Bunlara ek olarak; Lauvergne, Malcolm Thomas, Derrick Williams, Nunnally ve Egehan Arna da takımdan ayrılan diğer isimler oldu. Yolların ayrıldığı oyuncuların neredeyse tamamı EuroLeague takımları ile sözleşme imzaladı. Yani onları sık sık görme, izleme fırsatı yakalayacağız ama bu iyi bir haber mi yoksa kötü bir haber mi işte bundan pek emin değilim.


Şimdiye kadar okuduğunuz kısım değişimin ilk kısmıydı. Takımı bu değişime iten sebepleri irdeledim bundan sonraki kısımda değişen parçaları ele alacağım.


Ayrılık haberlerinin ardından hızla yeni isimlerle sözleşmeler imzalandı. Bu kadar hızlı bir kadro kurulması benim açımdan çok değerli çünkü yönetimin bir B planı olduğunu gösteriyor. Daha önceden kadro yapısı kuruldu ve hızla da tamamlandı. Önce koç Igor Kokoskov ile sözleşme imzalandı. Kendisi Sırp basketbol ekolüne mensup, kariyerinin bir döneminde Obradovic ile çalışmış bir antrenör. Kariyerinin neredeyse tamamı ise NBA üzerine. Milli takımlar bazında da Slovenya’yı çalıştırmış bir de Avrupa şampiyonluğu kazanmış. Disiplini, çalışma tarzı ve efendi duruşuyla umut veriyor.


Koç Kokoskov’un ardından yeni sözleşme açıklamaları hızla gelmeye devam etti. Yeni sezon planlamaları kapsamında; Lorenzo Brown, DyShawn Pierre, Jarell Eddie, Johnny Hamilton, Edgaras Ulunovas ve Danilo Barthel ile sözleşme imzalandı.


Alışkanlıklarımızı kolay bırakamayız burada bir anlaşalım, sezon başladığında belki çoğumuz eski Fenerbahçe’yi ve Obradovic’i çok özleyeceğiz bunun da farkındayım fakat yeni bir koç ve yeni bir takım ile karşı karşıyayız. Alışık olmadığımız bir oyun ve takım izleyeceğiz. EuroLeague tecrübesi olmayan oyuncuların tecrübe edinimlerine şahit olacağız. Bu başkalaşıma uğramış Fenerbahçe Beko beni fazlasıyla heyecanlandırıyor, bilinmezliğin verdiği adrenalin hissi ise çok başka. Kısa vadede büyük bir beklentim yok uzun vadede ise bu takımdan ümitliyim. Her ne kadar EuroCup seviyesinde bir takım kurulduğu eleştirileri yapılsa da ben olabilecek en iyi kadronun kurulduğu düşüncesindeyim. Beklentileri çok büyütmemek ve yapılabilecek en iyi şeye odaklanmak en iyisi olacaktır. Fenerbahçe Beko’da ilk hedef her sene olduğu gibi şampiyonluk olmayacak, şu an için hedef sadece gidilebilecek en iyi yere gitmek.


Biraz da oyuncuları inceleyelim;


Jarell Eddie

Transferler arasında benim en çok dikkatimi çeken isim Eddie oldu. Jarell Eddie, klasik bir NBA’de istediğini bulamamış ve rotasını Avrupa’ya çevirmiş oyuncu profili. NBA’den sonra şansını Fransa’da denemiş ardından İspanya’nın yolunu tutmuş. Murcia’da forma giyen Eddie Avrupa Arenasından uzak kalsa da kendini burada ispatlamayı başardı. Takımın skor yükünü çeken, her maç yüksek süreler alan Eddie bir forvet oyuncusu, uzun boyuna rağmen kimi zaman guard pozisyonunda da görev alabilen biri, fakat ben şahsen onu pek guard izleme taraftarı değilim. Savunma yönü zayıf, skor üreten forvet. Bu birleşmede ilgimi çeken nokta ise transferin dikkatli bir göz tarafından yapılmış olması. İlk kez EuroLegue tecrübesi edinecek olan Eddie’nin ayak uydurması zor olmayacaktır fakat Türkiye’de ki baskıyı kaldırabilecek mi, işte bunu ben de merak ediyorum.


Lorenzo Brown

Brown da tıpkı Eddie gibi NBA geçmişi bulunan fakat bu geçmiş pek parlak olmayan bir oyuncu. Geçtiğimiz sezonu Kızılyıldız takımında geçiren Brown buranın vazgeçilmez oyuncusu olmayı başardı. Fenerbahçe’ye karşı iki maçta da 14 sayı atan Brown oyun kurma becerileri ile de göz dolduruyor. Lorenzo Kızılyıldız ile iyi bir sezon geçirse de, Fenerbahçe için biraz soru işareti. Oyun kurucu pozisyonunda oynayan Amerikalı oyuncu maç içinde fazla inişli çıkışlı bir performans sergiliyor. Performansı hemen hemen her maç değişiyor. Yani çok istikrarlı bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum, değişken performansı burada da sürer mi, sürerse takımı fazla olumsuz etkiler mi? Emin değilim. Dileğim sürmemesi yönünde.


Dyshawn Pierre

İlk kez çıkacağı EuroLegue sahnesinde yapacaklarını en çok merak ettiğim oyuncuların başında Pierre geliyor. Şampiyonlar Ligi, Europe Cup gibi organizasyonlarda boy gösteren, tecrübe kazanan Pierre, ilk defa bu seviyeleri oynamak üzere. Geçtiğimiz sezonu Dinamo Sassari’de geçiren Kanadalı oyuncu basketbolda 3 numara diye tabir ettiğimiz kısa forvet pozisyonunda görev alıyor, oyunun akışına göre guard da oynama özelliğine sahip. Onu farklı kılan şey ise iyi ribaund alması. Havuza düşen topları takipçi yapısıyla takımına kazandıran, dikkatli oyuncu bu bakımdan Fenerbahçe’nin ribaund konusundaki kara talihini tersine çevirebilir.


Danilo Barthel

Önyargı ile yaklaşmak istemediğim ama transfer haberi de beni fazla heyecanlandırmayan bir başka yeni oyuncu Danilo Barthel. Bu transfere heyecanlanmamamın birinci önceliği oyuncunun ilk defa Almaya dışına çıkıyor oluşu. Genelleme yapmak istemem lakin Ülkesinden ilk defa çıkan oyuncular yeni bir coğrafyaya ayak uydurmakta fazlasıyla zorlanıyor. Danilo’nun da açıklamalarından anladığım kadarı ile Fenerbahçe’ye sadece yurtdışı olarak baktığı için yeni bir kültürü tanımak amacı ile gelmiş. Bu meydan okumanın iki taraf için de güzel geçmesini temenni ediyorum. Adaptasyon sürecinin uzaması ise sadece bu ilişkiye zarar verir. Danilo’nun çok fazla emek vermesi gerekecek umarım bunu kaldırabilir.


Hamilton ve Ulunovas ile ilgili ise şunları söyleyebilirim; ikisini de yakından tanıyoruz, oyunlarını biliyoruz Hamilton Daçka ile ligimizde iyi çıkış yakalayan net bir pivot. Ulunovas ise kariyeri ve tecrübeleri belli yıllardır Zalgiris’in başarısı için ter döken başarılı bir kısa forvet. İkisinin de adaptasyon sürecinin uzayacağını düşünmüyorum. Tek soru işaretim Hamilton’dan yana biraz agresif bir yapısı olan Hamilton, EuroLeague seviyelerinde kendi kontrolünü sağlayabilir mi, çok faul problemine girer mi? Kafamı kurcalayan bu sorulara henüz bir cevap bulabilmiş değilim.


Fenerbahçe Beko 2020/2021 Kadrosu

PG: Lorenzo Brown, Leo Westermann, Ali Muhammed                              

SG:  Nando De Colo, Melih Mahmutoğlu, Ekrem Sancaklı                           

SF: Edgaras Ulanovas, Jarell Eddie, Tarık Biberovic, Efe Ergi Tırpancı       

PF: Danilo Barthel, Dyshawn Pierre, Berkay Candan                      

C: Jan Vesely, Johnny Hamilton, Ahmet Düverioğlu


Benim geçtiğimiz sezon ki gözlemlerim ve 2020/2021 sezonu için tahminlerim bu şekilde. Gelecek sezondan ise tek beklentim sağlıklı bir ortamda, güvenli bir şekilde basketbol oynanması, izlenebilmesi. Taraftarsız maç izlemek sıkıcı olacak olsa da önce sağlık. 



577 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bir VARmış bir YOKmuş - 18/10/2020
Bir VARmış bir YOKmuş
SÜPER LİG YANIYOR - 22/09/2020
SÜPER LİG YANIYOR
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI - 25/08/2020
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN - 27/07/2020
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
SESSİZ VEDA - 26/06/2020
SESSİZ VEDA
İPTAL KARARLARI DOĞRU MU? - 29/05/2020
SADECE FUTBOL
SOSYAL MESAFELİ FUTBOL - 06/05/2020
SOSYAL MESAFELİ FUTBOL
 Devamı