2000 OTEL
ADRESGRUP



 
Site Menüsü
Hava Durumu
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Nurgül ÇETAK
ncetak@gmail.com
Çarşamba Pazar'ında Futbol
09/07/2020

Bir tarafta Kayserispor'un son düzlükte ki atağıyla düşme hattına yaklaşmış Gençlerbirliği diğer tarafta ise Beşiktaş’ın kaybetmesiyle 4te 4 yapma ve CL ön eleme turu umuduyla Ankara'ya gelmiş Fenerbahçe. Baktığımızda iki takım için de ölüm olmasa da bir yerlere kalım maçıydı ve oldukça önemliydi.

Maçtan önce 11ler açıklandığında aslında çoğu kişi az çok neler olabileceğini gördü lakin bir şu takımı yönetenler göremedi. Çok sevgili hocalarım; pek çok defa izledik ve tecrübe ettik ki Jailson stoper oynamaz, oynayamaz, oynamamalı ama yok kimse ikna olmuyor illa ki oynayacak. Başka çıkar yol yok! Hayır oyuncunun psikolojisini de nasıl bozdularsa artık bırak stoper oynamayı kendi mevkiinde oynamayı bile unutmuş. Komple futbolu unutturmuşlar çocuğa vallahi yazık!

Burada oynanan ve 2-1 kaybedilen Ankaragücü maçının tekrarını izledim sanki yine devşirme savunmacı, kademe hataları, yavaş kanatlar ve sürekli ofsayta düşen bir adet forvet oyuncusu. O zaman Ersun Yanal yerden yere vuruldu "Hocam Jailson olmuyor işte" diye. Olmadığı bilindiği halde ne bu ısrar ne bu Jailson-stoper aymazlığı? Ben size sorarım.

Dikkatimi çeken diğer husus ise Deniz Türüç ve öfke nöbetleri. İkidir oyundan çıktıktan sonra sağa sola bağırıyor, koltuk yumrukluyor. Neymiş hepsi hırstanmış bu hırs bir tek oyundan alınınca geliyor sanırım çünkü oyun içine pek yansımıyor. Ya da yansıyor da fark edilecek kadar değil. Hocaya ayrı ayıp, taraftara ayrı ayıp hani en azından maç öncesi çıkartacağız seni deyinde o da biraz sakin kalabilsin. İnsanları germenin manası yok. Kusura bakmayın ama rakibiniz 5 şut çekerken sizin şutunuz dahi yoksa oturup nasıl çıkarımın öfkesini değil, neyi doğru yapamadım da kenara alındımın muhakemesini yapmalısınız.

Bu arada Gençlerbirliği’nin net kazanabileceği bir maçtı. Vurdular, kovaladılar, şut çektiler orta açtılar, duran top kullandılar istekli ve arzulu oynadılar fakat Altay'ı geçemediler. Golü arayan oyuncular biraz becerikli olsa kırmızı kara 3 puanı koyardı cebe lakin onlar da bir puana razı oldular. Tek tek isim yazmaktansa takımı toptan eleştireyim de daha fazla kelime israfı olmasın. Kötü futbol, kötü oyun, 3 puan almak varken 1 puana tamah eden bir Gençlerbirliği.

Sahadaki oyuncu grupları o kadar dağınıktı ki isimleri bilmesem orta sıralarda bulunan, düşmemeyi garantilemiş, nispeten daha rahat olan iki takımın maçını izledik derdim. Sürekli pas hataları, auta giden şutlar, isabetsiz ortalar derken senkronizasyon sıfır. Sezonun sonları değil de başları gibi takımlar, yeni kurulmuş da kimse kimseyi tanımıyor sanki.

Emre'nin harika golü, Ömer Faruk'un şık pasları ve Altay, Ertaç dışında beğendiğim bir şey olmadı. Olan yine düşmemeyi bekleyen ya da CL ön elemesi hayali kuran, renkleri farklı olsa da sevdaları aynı olan insanlara oldu.

 

Son düdükten sonra da bir süre ekrana baktım ve kendime şu soruyu sordum; "Ben şimdi ne izledim?"



106 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bir VARmış bir YOKmuş - 18/10/2020
Bir VARmış bir YOKmuş
SÜPER LİG YANIYOR - 22/09/2020
SÜPER LİG YANIYOR
YENİ BİR SAYFA - 31/08/2020
YENİ BİR SAYFA
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI - 25/08/2020
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN - 27/07/2020
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
SESSİZ VEDA - 26/06/2020
SESSİZ VEDA
İPTAL KARARLARI DOĞRU MU? - 29/05/2020
SADECE FUTBOL
SOSYAL MESAFELİ FUTBOL - 06/05/2020
SOSYAL MESAFELİ FUTBOL
 Devamı