2000 OTEL
ADRESGRUP



 
Site Menüsü
Hava Durumu
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Tuba ULU
UYANIŞ
09/07/2020

Dünya irkildi! “Nefes Alamıyorum!”…. Göz altına alınırken öldürülen George Floy’un acıyla yeni bir dünyaya “UYAN”ıyoruz bugünlerde dalga dalga ülke ülke yayılıyor uyanış… Bir virüsün dalga dalga yayılıp bizi özgürleştiğimizi sandığımız şeylerden kopardığında ve kendi dünyamızın içine hapsettiğinde, aslında nasıl da sanal bir özgürlük ve varoluş boşluğu içinde olduğumuz gerçeğine “UYAN”dığımız gibi.

Siz sorguladınız mı “Rüyada mıyım” yoksa “UYANIK MIYIM diye?

Kim olduğunu öğrenmek için uyanmak!

İnsanın her şeyden önce kim olduğu ile yüzleşebilmesi için uyanmaya ihtiyacı var. Uyanmak için bazen bir film, bazen bir kitap, bazen bir söz, bazen bir soru, bazen bir terkediliş, bazen bir kayıp vesile olabilir. Bunu sorgulamak, merak etmek, araştırmak, soruşturmak, geceleri uykusuz kalmak, kısaca huzursuz kalabilmeyi göze almak çok önemlidir!

Koçluk seanslarında, “Şu an istediğin her imkana sahip olsaydın ne yapmak isterdin?” diye sorarım. Bu soruyu aslında öğrencilerimin kendi içlerindeki gerçek potansiyeli görmeleri ve sınırlayıcı inançları olan kendi hapishanelerinden kurtulmaları içinde sorarım. Ardından belirlediği hedefler için ekoloji ve değerler kontrolü yaptırırız ki bu hedef ve hayal bütünün ve bireyin hayrına mı diye sorgulamak gerekir. Çünkü Hitler’de bir hedef ve amaç uğruna onca katliamı yapmıştı!

İnsan denen varlık Hitler örneğinde de görüldüğü gibi bazen amacı uğruna, anlam aramak uğruna vahşileşebileceğini, zalimleşebileceğini bize göstermektedir. Körü körüne anlam bulmanın hazzı gözlerimizi kör etmektedir.” İnsan nedir?” sorusu da aslında bu noktada beynimizi tırmalamaya başlıyor. Zimbardo deneyini bilenler muhakkak vardır ve insanın eline güç geçtiğinde bir anda ne hale gelebildiğini ve bunca zalimliğin nasıl olabildiğini ortaya koymaktadır. Mark Twain “İnsan Nedir?” kitabında dediği gibi; Vicdanımız, bizim de acı çekmeye başladığımız noktaya varıncaya kadar diğerlerinin maruz kaldığı sıkıntıları umursamaz. İstisnasız tüm durumlarda, bu bizi de rahatsız etmeye başlayıncaya kadar, diğer kişinin acısına kayıtsız kalırız.

Acı insanı uyandıran en büyük gerçeklik: Matrix’de Ajan Smith Neo ile yüzleştiğinde ona, “Siz kendi gerçekliğinizi acı ve sefalet çekerek buluyorsunuz “ der. “ Acı çektiğimiz an en gerçek halimizdir”.İnsanı insan yapanda acı deyimleri ve travmaları oluyor. Bazen bir zalime, bazense kahramana dönüştürüyor. Aydınlık ve karanlık taraf. Hangi tarafa uyandığınsa değerlerin ve ahlak bilincinle mümkün oluyor. Bu da nasıl yetiştirildiğin, nasıl eğitim aldığınla alakalı.

Mark Twain yine aynı kitapta bu konu için; Bir insanın dış etkiler tarafından oluşturduğu şeyden başka bir şey olması asla mümkün değildir. İnsanı ya alçaltacak yönde eğitirler ya da onu yükseltecek yönde eğitirler” demiştir.

 

Zaman zaman kendinize neden sürekli aynı şeyleri yaşayıp durduğunuzu sorguladığınız oluyor mu? Aynı karakterde insanlar, aynı zorluklar, aynı acılar, aynı maddi kayıplar, sanki her gün aynı sahneye

uyanmış ve içinde sadece bize verilen senaryoyu oynayan oyuncu gibi hissettiğiniz zaman dilimleri!.. Çünkü ders, kişi öğrenene kadar devam ediyor.

Tasavvufta da insan olma tekâmülü yolunda ilk evre yine uyanmaktır, ölmeden önce uyanmak! Zihnimizin bize oluşturduğu sahte matrix senaryoları içinde milyon kez ölüyor ve bunun içinde çoğunlukla sistemi hayatı ve başka şeyleri suçlayıp duruyoruz. Bazen sadece gerçekliğin bu olduğunu kabul edip mutsuz bir hayatın içinde rüzgâr ne taraftan eserse o tarafa sürüklenip duruyoruz. Deneyimlerimize baktığımızda da kapalı döngülerin içinde dönüp durduğumuzu fark ediyoruz.

Tabi ki herkesin uyanması ya da herkesi uyandırmak mümkün değildir. Bu da bir seçimdir ve herkes seçimini yaşar. Bizi sarıp sarmalayan bu sahte dünyanın boynumuza geçirdiği ipleri ve bizi olmak zorunda olduğumuz kişi gibi dayattığı kalıpları, sahte hazları ve zevkleri fark etmediğimiz sürece uyuşmaya ve her gün aynı senaryoları yaşamaya devam edeceğiz.

Özgürleşmek için “UYAN”mak, “UYAN”mak için kim olduğumuzu öğrenmemiz gerekiyor! Koçluksa kim olduğumuzu öğrenme yolunda bize rehberlik eden bir disiplindir.

En güzel uyanışları, virüsler bizi eve tıkmadan, George Floy’lar ölmeden, hayatımız bomboş amaçlar uğruna yitip gitmeden yaşamak dileği ile.

 

Sevgiler

Tuba ULU

Eğitmen/NLP KOÇU



131 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KADIN İNSANDIR BİZ İNSANOĞULU...İNSAN ÖLÜYOR! - 22/07/2020
Kadın insandır, biz İnsanoğlu... Insan ölüyor!
YENİDEN MERHABA - 09/07/2020
YENİDEN MERHABA