2000 OTEL
ADRESGRUP



 
Site Menüsü
Hava Durumu
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Nurgül ÇETAK
ncetak@gmail.com
TİYATRO DEĞİL FUTBOL İSTİYORUZ!
07/10/2019

       İzleyenlerin uykusunu getiren, sıkıcı, yetersiz bir futbol maçını geride bıraktık. Gol sevinci yaşayamayan taraftarlar, gol sevincini geçti en azından heyecanlı, tempolu, bol pozisyonlu bir maç izlemek istedi fakat ne yazık ki o da olmadı. Ankara’da puanlar Galatasaray ve Gençlerbirliği arasında paylaşıldı.

Hafta içi, Şampiyonlar ligindeki mağlubiyeti bile gurur sebebi olan, herkes tarafından övgüyle bahsedilen, yere göğe sığdırılamayan Galatasaray 90 dakikayı yalnızca bir isabetli şut atarak tamamladı. Ligin son sırasında bulunan Gençlerbirliği karşısında, korkak bir futbol ortaya koyan Terimin öğrencileri sınıfta kaldı. Bu öğrencileri tercih eden Fatih Terim’in hiç mi suçu yok? Tabii ki de var. Yaptığı Selçuk İnan tercihi ile orta alandaki hakimiyeti kendi elleri ile rakibe veren Fatih Terim, orta alanda top tutamayan, tutulan topu da rakibe kaptıran İnan’ın taraftarına saç baş yoldurmasına sebep oldu. Kritik yerlerde kritik kademe hataları ile rakibine pozisyon şansı tanıyan Selçuk İnan’a daha fazla dayanamayan Terim, 66. Dakikada oyuncuyu kenara aldı.

Sadece Selçuk İnan mı kötü performans sergiledi? Hayır. Belhanda, Feghouli ve Babel de günün yetersiz ve silik isimlerindendi. Maskesi çıkan Belhanda’nın görüş açısını olumsuz etkileyecek, onu rahatsız edecek hiç bir sorunu yoktu fakat ha maskeli ha maskesiz faslı oyuncudan izlediğimiz oyun hep aynı yetersiz. Andone var bir de kötü bile diyemiyorsun çünkü ortada bir şey yok. Çalım yok, top sürme yok, şut yok, yok da yok. Şampiyonlar ligindeki temsilcimiz, forvet diye bu oyuncuyu alıp getiriyorsa bu da onların enfes ileri görüşlülüğü demek ki. Diğer seçenek de Falcao. Kolombiyalının hala futbolunu değil, sakatlığını, etkisizliğini, maaşını konuşuyoruz. Konuşmaya da devam edeceğiz gibi.

Gelelim Gençlerbirliği’ne, geçen haftaki derbi mağlubiyetinin ardından, ligde konuğun hafta içi Avrupa maçına çıkmış, müthiş efor sarf etmiş, pek de ne oynadığı belli olmayan bir Galatasaray. 3 puana en çok ihtiyaç duyduğun hafta, 3 puan almak için en müsait olduğun hafta, bir puana tamah edercesine bir oyun ortaya koyuyorsun. Tribünlerden “yönetim istifa” sesleri yükselince taraftara bunu yapmayın diyorsun, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Kaç haftadır takım topu kaleye kadar getiriyor, sonrası ya yumuşak şut ya kaleci üstüne ya da aut. Gençlerbirliği’nde taraftar 7 haftadır galibiyet bekliyor. Evinde güzel bir oyun ile 3 puan almak istiyor. Bu gayet iyi kadro ile hala bu taraftar 3 puan hasreti çekiyorsa bir sıkıntı vardır. Bakın “lig uzun nasılsa” mantığıyla sürüp gitmez bu. Bir bakmışsınız uzun dediğiniz ligin sonu gelmiş ve iyi şeylerle karşılaşmamışsınız.

Herkes şapkayı önüne koyup düşünecek, kendini de takımını da bireysel oyuncularını da sorgulayacak. Kimse bu sıkıcı futbolu izlemek zorunda değil. Bir olur iki olur ama artık 3te olmaz. Son iki sezonun şampiyonu Galatasaray son 3 maçta gol atamamış son 6 maçında 1 gol atmış. Bu takım bizi Şampiyonlar liginde temsil ediyor, sorumluklarının farkına varmalı artık. Nasılsa o bizi savunur, şu bizi savunur, bizim arkamızda o var şu var bilmem ne? Biz bu kafayla, böyle gitmeye devam edersek ne oynadığı belli olmayan, ne gol atabilen ne iki pas yapabilen bu milyonluk memurlara mesai doldurtur dururuz kimse de kusura bakmasın, hem milyonları alacaksınız, hem popülaritenizi arttıracaksınız, hem de top falan oynamayıp bize saçma sapan şeyler izleteceksiniz. Başka?

Merkez Hakem Kurulu(MHK); hiçbir güvenilirliği kalmamış, saygınlığı neredeyse bitmiş bir kurum. Kimse güvenmediğini bas bas bağırdığı halde medyaya da, diğer seslere de sağır bir kurul. Hafta içi hakemlik mertebesinin saygınlığını korumak adına Suat Arslanboğa’nın lisansını iptal ettiklerini açıklayan başkan Zekeriya Alp’e birileri artık hakemlerin onurunu, saygınlığını korumak adına önce kurul olarak bir saygınlık kazanmaları gerektiğini söylemeli. Hakemlik mesleğine saygı yok diye hakem lisansı iptal ettirenler, hakemlerin bağlı olduğu MHK’nın saygınlığının ayağa düşmesi hakkında nasıl bir yaptırım uygulayacaklar göreceğiz. Halil Umut Meler’in yorgunluğu saha içinde pozisyondan pozisyona koşarken net seçiliyordu. Dikkati dağınık, pozisyonları sağlıklı süzemiyordu. Mariano’nun net kırmızısını ve Belhanda’nın penaltısını es geçti. Perşembe günü Avrupa liginde aldığı görevden sonra koştur koştur Türkiye’ye gelen Halil Umut Meler bir de burada maç yönetti. Neden? Başka hakem mi yok? Atamalar düzgün mü yapılmıyor? Atamaları yapan kişilerin zaten işi bu değil mi? Bu sorular böyle uzar gider. Sistemin kokuşmuşluğu, cevapsız kalan soruların sessiz çığlığı, bunlara kulak tıkayan statükocu yöneticilerin, yönetenlerin olduğu yerde ne yazık ki böyle kalmaya devam edecek.

Biz de sistemde hakkımızı alacağız, bir şeyler düzelecek, iyiye gidecek diye bekleyelim daha çok bekleriz. Bu güvensiz ortamda var olmaya çalışan, bağlı olduğu renkleri gönülden seven, mutluluk sebebi belki de sadece o takım olan taraftarlar, güvenmediği lakin güvenmeye zorlandığı o canavarlarla bu oyunu oynamaya mecbur bırakıldı. Kim bilir belki de bir gün bölüm sonunda canavar bizi değil de biz onu yeneriz.



818 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bir VARmış bir YOKmuş - 18/10/2020
Bir VARmış bir YOKmuş
SÜPER LİG YANIYOR - 22/09/2020
SÜPER LİG YANIYOR
YENİ BİR SAYFA - 31/08/2020
YENİ BİR SAYFA
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI - 25/08/2020
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN - 27/07/2020
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
SESSİZ VEDA - 26/06/2020
SESSİZ VEDA
İPTAL KARARLARI DOĞRU MU? - 29/05/2020
SADECE FUTBOL
 Devamı