2000 OTEL
ADRESGRUP



 
Site Menüsü
Hava Durumu
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Nurgül ÇETAK
ncetak@gmail.com
LİDER SALLANDI AMA YIKILMADI
29/08/2019

 

Fenerbahçe geçen hafta ligin yeni ekibi Gazişehir’i, Ülker stadyumunda 5-0 gibi net bir skor ile yenip liderlik koltuğuna yerleşmişti. Bu hafta ise zorlu bir deplasmana, Başakşehir deplasmanına çıktı. Genel olarak geçen hafta Gazişehir’in zaten güçsüz olduğu Fenerbahçe’nin bir de evinde o galibiyeti almasının normal olduğu görüşü savunuldu. Haklılık payları vardı fakat 5 gollü bir galibiyet de küçümsenemeyecek türden bir galibiyetti. Her neyse geçelim bu haftaya.

Fenerbahçe’de yine geçen haftaya benzer bir savunma hattı vardı. Beklerin sakatlığı nedeniyle savunmada kendi pozisyonunda oynayan tek oyuncu zanka idi. Gerisi ise hocanın orta sahadan devşirme takviyeleriydi.

Takımlar maça birbirlerini tartarak başladı. Oyunun ilerleyen bölümlerinde ise iki takım da cesur ataklar yapmaktan çekinmedi. Direkte patlayan toplar mı dersiniz, karşı karşıya kaçırılan pozisyonlar mı dersiniz ya da direği yalayıp auta çıkan toplar mı dersiniz. Başakşehir golüne kadar tehlikeli ataklar izledik. Golde Jailson’un net bir kademe hatası vardı fakat bunun için de Jailson’a kızmak doğru olmaz malum o da iki haftadır kendi bölgesinde oynamıyor. Her şerde bir hayır vardır derler ya işte bu golde o hesaptı ve Fenerbahçe’nin 3 puan almasında önemli rol oynadı. Nasıl mı? Şöyle; evet Jailson hatalıydı fakat Fenerbahçe’de yenilen bu golün ardından takım arkadaşları Jailson’un yanına gelip onu teselli ettiler. Bu basit bir şey gibi görünebilir lakin çok değerliydi. Bu Fenerbahçe’nin gerçekten takım olduğunun net bir sinyaliydi.

Bu maçta Rodrigues, Kruse ve Emre’yi yetersiz kaldı. İlerleyen haftalarda mutlaka ki form yakalayacaklardır fakat bu maç performansları düşüktü. En büyük alkış ise Tolga Ciğerci’ye. İki sezon boyunca Galatasaray’da düzenli forma şansı bulamadı. Geçen sezon da Fenerbahçe’ye transfer oldu fakat sakatlığı sebebiyle resmi maçlarda forma giyemedi. Bazı akıl fukaralarının ağır eleştirilerine rağmen o iyileşti ve lige geri döndü. Geçen hafta oyuna sonradan dahil olan Tolga bu hafta ise ilk 11 başladı. Beraberlik golünün asistinden sonra ise son anlarda yerini Alper Potuğa bıraktı. Tek temennim; Tolga adına sakatlıksız bir yıl olması. Diğer bir parantez ise Ferdi Kadıoğlu’na oyuna Rodrigues’in yerine dahil olan Ferdi neredeyse sahada ayak basmadık yer bırakmadı. Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golün asistini yapan Ferdi hocasından da taraftarından da tam not aldı.

Fenerbahçe kazandı kazanmasına lakin bu hiç kolay olmadı. Takım stoper ve sol bek diye bas bas bağırıyor. Dirar belki iki maçtır 40 yıllık sol beklerden daha iyi oynuyor fakat bu kimseyi yanıltmasın bu takıma bir sol bek şart lig maratonu uzun. Bir de şu oyuncu küçümseme, hor görme olayına değinmek istiyorum. Alper giriyor herkes mırın kırın ediyor. Sevgili Fenerbahçe taraftarı bu takım bir kişi değil bir oyuncu topluluğu ve gerçekten şampiyonluk bekliyorsanız her oyuncunun bu takımda bir rolü olduğunu, zamanı gelince herkesin o biçilen rolü oynayacağını unutmayın.

Başakşehir’in ise ben net anlamda bir takım olamadığını gördüm. Bireysel olarak yetenekli bir oyuncu grubu vardı sahada fakat bir takım yoktu. Başakşehir bu maçı kazanabilirdi, maç 1-0 iken Visca Altay ile karşı karşıya kaldığı pozisyonu değerlendirebilse şu an farklı şeyler konuşuyor olurduk. Hamle oyuncuları ise son derece yetersizdi. Her oyuncu değişikliğinde sanki takım oyundan daha da düştü. Hazır bir yedek kulübesi maçlarda hamle yapmak ve oyunu yönlendirmek adına sahadaki en önemli şey. Fenerbahçe’nin en büyük artısı ise bu oldu. Giren oyuncu çıkan oyuncuyu aratmadı. Lider geriye düştüğü maçta kazanmasını bildi. Sallandı lakin yıkılmadı.

FIRTINA EVİNDE ESTİ

Malatyaspor-Trabzonspor… Bana göre haftanın maçı bu maçtı. Maç öncesi herkesin ortak görüşü bu maçta çok gol atılacağı yönündeydi. Yalan yok benim düşüncem de bu yöndeydi fakat futbolun adaleti işte ne yazık ki öyle bol gollü bir maç izleyemedik.

Bu iki takım bana göre ligde sıkıcı futbol oynamayan 5-6 takımdan ikisi. Geçen hafta evinde 3 gollü galibiyet ile lige başlayan Malatyaspor’un deplasmanda nasıl bir oyun oynayacağı, Trabzonspor’un da aynı şekilde evinde rakibine nasıl karşılık vereceği merak konusuydu.

Maça iki takımda dengeli başladı. Malatyaspor’un deplasman karnesi çok iyi değil zaten bu nedenden midir nedir çok fazla yarı sahasını terk etmedi. Trabzonspor ise evinde, taraftarının önünde oynamasının avantajını iyi kullandı. Malatyaspor’a göre daha rahat oynayan Fırtınalar yine de çok olgun ataklar yapamadı. İki takımda da orta sahalar çok iyiydi. Fovetlere hep adrese teslim paslar gitti fakat forvetler bu maçta pek gününde değildi. Dar alanda kısa paslaşmalar, duvar pasları, tehlikeli ataklar, iyi kurtarışlar kısacası maça dair çoğu detay güzeldi. Abdülkadir Ömür ise bordo mavililerin sahadaki en iyi isimlerinden biriydi. Golde de kısa boyunun avantajını iyi kullanan Abdülkadir kendini arka direkte unutturdu ve savunma arkasında rahat bir kafa vuruşu ile takımını soyunma odasına 1-0 üstünlükle götürdü.

İkinci yarıya geride olmasının verdiği panik hava ile daha atak başlayan Malatyaspor oldu fakat bulduğu pozisyonları değerlendiremeyen Malatya çıkarken kaptırdığı top ile 2-0 geriye düştü. Oyunun son bölümünde üst üste ataklar yapan Malatya 90.dakikada golü bulsa da bu gol puan almaya yetmedi ve maç 2-1 Trabzonspor lehine sonuçlandı. Maç adına beni rahatsız eden tek şey ise sakatlık yaşayan oyuncuların yerde kalma sürelerinin çok uzamasıydı. Faule maruz kalan oyuncu yattı, kalkmadı. Maçı çok soğuttu bu hareketler.

Trabzonspor zorlu üçlemenin ilk halkasını 3 puan ile kırdı. Şimdi hafta içi AEK maçı hafta sonu ise zorlu Fenerbahçe deplasmanı var. Bakalım Trabzonspor bu zorlu haftada neler yapacak izleyip göreceğiz.

TÜRK TELEKOM ARENADA PUANLAR PAYLAŞILDI

Lige yenilgiyle başlayan son şampiyon evinde 3 puan alıp yoluna devam etme planları yaparken evdeki hesap Konyaspor’a uymadı. Jonsson attığı son dakika golü ile TT arenada adeta soğuk duş etkisi yarattı.

Maça hızlı başlayan Konyaspor sanki evinde oynuyormuş gibi rahattı, daha maçın başında Konya birkaç tane net gol pozisyonu yakaladı. Konyaspor’un net bir penaltısı da es geçildi. Ceza sahası içinde elle oynayan Diagne’nin pozisyonunda Hakem Mete Kalkavan VAR’a bile gitmedi. VAR hakemi Halis Özkahya ise uyarma zahmetinde dahi bulunmadı. Madem kullanmayacaksınız bu VAR neden var? Şu VAR olayını ülkece bir türlü sindiremedik. Hadi ilk sezonunda hatalar oldu yeni bir uygulama olur dedik fakat ikinci sezonda da olacaksa bunlar hiç olmasın daha iyi.

Konya başladı belki fakat Galatasaray devam etti. Maçın başındaki şaşkın ifadeyi üzerinden atan sarı kırmızılılar kısa sürede oyunun üstünlüğünü ele geçirdi. İlk yarıda iki takımda birkaç pozisyon dışında tehlikeli ataklar yapamadı. Son vuruşlar zaten evlere şenlikti. Galatasaray’ın forveti yok deseler maçı izlememe rağmen inanırdım. Diagne görünmezdi sanki ki görmedim de. Orta sahalar bir şeyler yapmaya çalışıyor fakat o da olmuyordu. Bu maç özelinde ise Emre Mor ve Seri sınıfta kaldılar, maç içinde etkisizdiler. Konyaspor da her zamanki oyun tarzıyla oynuyor, topu rakibe verip kontra ataklarla maça ortak olmaya çalışıyordu. Konyaspor’un gol atmada sıkıntıları var evet lakin defansif anlamda geçer not aldılar. Sarı kırmızılıların her atağını yumuşatıp geri püskürtmeyi başardılar. Tabii bunu 60’a kadar başardılar 60ta sahneye çıkan Babel takımını öne geçiren golü attı. Aslanın en büyük hatasıysa sanırım bu golü atmak oldu. 15 dakika müthiş bir baskı ve gelen golün ardından Galatasaray geri yaslandı. Hal böyle olunca da maç ortada geçmeye başladı ve sıkıcı bir oyun ortaya çıktı. Bu sıkıcı oyunu ise Seri’nin gördüğü kırmızı kart bitirdi. Rakibinin 10 kişi kalmasıyla daha özgüvenli oynamaya başlayan Konyaspor yavaş yavaş oyuna ağırlığını koydu. Maçın en kötü hamlelerinden biri olan Selçuk İnan hamlesinden sonra Konyaspor oyunu Galatasaray yarı sahasına yıktı. İlk yarı neredeyse hiç görmediğimiz Muslera oyunun son bölümünde kadrajdan çıkmadan oynadı. 10 dakika baskılı oynayan Konyaspor golü de son dakikada buldu. İki Konyasporlu oyuncunun ceza sahası içinde anlaşamaması üzerine o karambolde top Donk’a çarptı ve Jonsson’un önünde kaldı, o da düzgün bir vuruşla takımına bir puanı getiren golü attı.

Eğer Anadolu takımlarını sahanızda kabul ediyorsanız bir gol atıp geriye yaslanma şansınız olamaz, olmamalı. Bu takımlar tehlikeli takımlar hiç ummadığınız anda golü bulurlar, şaşırır kalırsınız. Onlar

için deplasmanda kazanılan bir puan altın değerinde. Geride oynadıklarında ise zaten kaybedecek bir şeyleri olmadığı zaman için fazla cesurlar.

Lig ilerlemeden takımlar arayı açmamaya bakmalı yoksa bu ligde bu sezon arayı kapatmaya çalışmak hayli yıpratıcı olur.



567 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bir VARmış bir YOKmuş - 18/10/2020
Bir VARmış bir YOKmuş
SÜPER LİG YANIYOR - 22/09/2020
SÜPER LİG YANIYOR
YENİ BİR SAYFA - 31/08/2020
YENİ BİR SAYFA
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI - 25/08/2020
BOTAŞ MİLLİ TAKIMI
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN - 27/07/2020
YENİ ŞAMPİYONA SELAM DURUN
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
Çarşamba Pazar'ında Futbol - 09/07/2020
Çarşamba Pazar'ında Futbol
SESSİZ VEDA - 26/06/2020
SESSİZ VEDA
İPTAL KARARLARI DOĞRU MU? - 29/05/2020
SADECE FUTBOL
 Devamı